Ulusal Sorun ve Komünistler (5)
(Marks’ın İrlanda bağımsızlığı lehindeki argümanları)
Marks, 1840’larda ve 50’lerde İrlanda’nın ulusal kurtuluşunun (veya bağımsızlığının) ancak İngilltere’de işçi devriminin zaferiyle olanaklı olduğunu düşünüyordu.
1860’ların sonlarında bu görüşünü değiştirdi.
İngiltere’de işçi devrimini hızlandırmak için İrlanda’nın bağımsızlığını savunmaya başladı.
Ve Birinci Enternasyonal’i de bu çizgiye çekmeye çabaladı.
Çünkü İngiltere’de proleterya ulusal eksende bölünmüş ve İngiliz proleteryası iyi örgütlü olmakla birlikte politik olarak geriydi.
Bu durum onu iktidarsız hale getirmişti.
İngiliz işçisinin politik geriliğini ve işçi sınıfının bölünmüşlüğünü İrlanda ulusal sorunu üzerinden aşmak/çözmek mümkündü.
Yani bu tutum değişikliğinin gerisinde de Marks’ın stratejisinde kilit bir öneme sahip olan İngiliz işçi devriminin, dolayısıyla Avrupa genelinde sınıf hareketinin ve sosyalist devrimin çıkarlarına öncelik tanıyan bir perspektif vardı.
Marks, İrlanda sorunundaki bu tutum değişikliğini bir mektubunda özetlemiştir.
(Bkz. Marx to Sigfrid Meyer and August Vogt ın New York, April 9, 1870, Marx and Engels, Selected Correspondence).
Az sonra çok öğretici bulduğum bu mektuptan bazı pasajları aktaracağım.
Burda çok net şekilde Marks’ın İrlanda bağımsızlığını neden desteklediğini buluyoruz.
Daha sonra (bir sonraki bölümde) Engels’in daha geç tarihlerde (1882) Kautsky’e yazdığı bir mektubundan da kimi pasajları aktaracağım.
(Bkz. Nationalism, İnternationalism, and Polish Question, February 7, 1882).
Bu mektupta ise Engels’in Polonya’da sosyalist bir hareketin doğduğu ve ulusal sorun politikası üzerinde iç kavgaların ve bölünmelerin yaşandığı bir aşamada bile Polonya bağımsızlığını savunmaktaki ısrarının gerekçelerini buluyoruz.
Marks’ın İrlanda’nın bağımsızlığını desteklerken dayandığı argümanlar ile Engels’in Polonya bağımsızlığı lehinde öne sürdüğü argümanlar arasında dikkate değer farklılıklar var.
Marks’ın ve Engels’in bu argümanları üzerinde düşünmenin, onları karşılaştırmanın yararlı olacağını düşündüğüm içindir ki pek taraf olmadığım halde uzunca denebilecek bazı aktarılara yer verdim.
Marks’ın İrlanda sorunundaki tutum değişikliğinin nedenleri
“İrlanda sorununu yıllarca çalıştıktan sonra şu sonuca vardım:
İngiliz yönetici sınıflarına kesin darbe İngiltere’de değil, ancak İrlanda’da vurulabilir ve bu tüm dünyada işçi hareketinin de lehinde olur. 1 Aralık 1869’da Enternasyonal Genel Konsey’i Fransız gazeteleri için benim hazırladığım gizli bir Genelge yayınladı. Bu Genelge İrlanda ulusal kurtuluş mücadelesinin işçi sınıfının kurtuluşu ile ilişkisi, dolayısıyla Enternasyonal’in İrlanda sorunundaki tutumunun ne olması gerektiği hakkındadır. Burda bu Genelge’deki yalnızca en önemli noktalara oldukça kısa değineceğim.
İrlanda İngiliz toprak aristokrasisinin kalesidir. İrlanda’nın sömürüsü onların maddi servetinin ana kaynaklarından biridir…İrlanda üzerindeki İngiliz egemenliğini onlar temsil ediyor gerçekte. İngiliz aristokrasisinin İngiltere’nin kendisinde egemenliğini sürdürebilmesinin esas aracı İrlanda’dır. İngiliz ordusu ve polisi yarın İrlanda’dan çekilecek olsa, İrlanda’da hemen bir tarım devrimi gerçekleşir. İrlanda’da İngiliz aristokrasisinin devrilmesi, kaçınılmaz olarak İngiltere’de de onun devrilmesi sonucunu doğurur ve bu İngiltere’de proleterya devrimi için ilk koşulları beraberinde getirir. İrlanda’da İngiliz toprak sahipleri sınıfının tasfiyesi bunu İngiltere’nin kendisinde yapmaktan çok daha kolay bir operasyon olacaktır, çünkü toprak sorunu bugüne kadar İrlanda’da sosyal sorunun önde gelen biçimi, halkının ezici çoğunluğu için ulusal sorundan ayrılamaz bir varoluş, ölüm kalım sorunu olmuştur. Kaldı ki İrlanda karakteri İngiliz karakterinden daha tutkulu, daha devrimcidir.
İngiliz burjuvazisine gelince:
Her şeyden önce İngiliz burjuvazisi İngiliz aristokrasisi ile İrlanda’yı İngiliz pazarına mümkün en ucuz fiyatla et ve yün sağlayacak bir otlağa çevirmek noktasında ortak bir çıkara sahiptir. İrlanda’da kiralık toprağa yatırılan İngiliz sermayesinin güvenliği için, İngiliz burjuvazisi de İrlanda nüfusunu boşaltmak, zoraki göçle mümkün en aşağı seviyeye düşürmekle ilgilidir….Kiralanmış toprakların giderek artmasından ve yoğunlaşmasından dolayı İrlanda’nın bugünkü ekonomisinde İngiliz burjuvazisi daha önemli çıkarlara sahiptir.
İrlanda kendi öz artısını sürekli olarak İngiliz işçi pazarına gönderiyor ve bu İngiliz işçi sınıfının ücretlerini, maddi ve manevi konumunu aşağı çekiyor.
Ve hepsinden en önemlisi şimdi İngiltere’de her sınai ve ticari merkezde işçi sınıfının İngiliz ve İrlandalı şeklinde iki düşman kampa bölünmüş olmasıdır. Sade İngiliz işçisi kendi yaşam standartlarını düşüren bir rakip olarak gördüğü için İrlandalı işçiden nefret ediyor, İrlandalı işçi karşısında kendisini hakim/yönetici ulusun bir mensubu olarak görüyor, yani İrlanda’ya karşı İngiliz aristokratları ve kapitalistlerinin bir maşasına dönüşerek bu sınıfların kendisi üzerindeki egemenliğini güçlendiriyor. İrlandalı işçiye karşı dini, ulusal ve sosyal önyargıları bulunan İngiliz işçisinin İrlandalı işçiye bakışı, ABD’nin eski köleci devletlerindeki yoksul beyazların siyahlara bakışına çok benziyor…İrlandalı işçi ise ona İngiliz yöneticilerin aptal bir aleti ve suç ortağı olarak bakıyor….Bu uzlaşmazlık, örgütlü olmasına rağmen iktidarsız bir sınıf olan İngiliz işçi sınıfının bu iktidarsızlığının sırrı ve kapitalist sınıfın iktidarını sürdürebilmesinin şifresidir. Ve kapitalist sınıf bu durumun oldukça bilincindedir. Kötülük burada durmuyor, okyanus ötesine geçiyor. İngiliz ve İrlandalı arasındaki bu karşıtlık….ABD ve İngiltere işçi sınıfları arasında ciddi ve onurlu bir işbirliğini de imkansız kılıyor, iki ülkenin yöneticilerine gerekli gördüklerinde karşılıklı zorbalıkla, ihtiyaç olduğunda iki ülke arasında savaşla sosyal çatışmaların önünü kesme imkanı veriyor.
İngiltere sermayenin başkentidir. Bugüne kadar dünya pazarını yöneten güçtür. Şu anda işçi devrimi için en önemli ülkedir. Dahası işçi devrimi için maddi koşulların belirli derecede olgunlaştığı tek ülkedir. Sonuç olarak, Enternasyonal’in sosyal devrimi hızlandırmak için hedef seçtiği sahadır. İngiltere’de sosyal devrimi hızlandırmanın tek aracı İrlanda’yı bağımsız yapmaktır. Dolayısıyla her yerde İngiltere ile İrlanda arasındaki çatışmayı öne çıkarmak ve her yerde açıkça İrlanda’nın yanında durmak Enternasyonal’in görevidir. Londra’daki Merkez Konsey’in özel görevi, İngiliz işçisine İrlanda’nın kurtuluşunun soyut bir adalet veya insani duygu sorunu değil, fakat kendi öz sosyal kurtuluşunun ilk koşulu olduğunu kavratmaktır.
Bunlar kabaca Genelge’nin ana noktalarıdır.
(….)
Siz de Amerika’da bu aynı çizgide faaliyet yürütmek için geniş bir alana sahipsiniz.
Alman işçilerinin İrlandalı işçilerle ve tabii ki İngiliz ve Amerikan işçileriyle de bir koalisyonu sizin için en büyük başarı olur…”
(Bkz. Marx to Sigfrid Meyer and August Vogt ın New York, April 9, 1870, Marx and Engels, Selected Correspondence).

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.