BURJUVA SEÇİMLERDEN BESLENEN SOLUN TARİHSEL İHANETİ..

 
Bir plan çerçevesinde seçimden seçime sürüklenen Türkiye’nin 31 Mart seçimlerini ”yerel seçimler farklıdır” söylemiyle yerellikte kendilerine alan yaratmaya çalışan sahte sol görünümlü rantiyeler büyük bir heyecanla tarihsel ihanete yeniden hazırlanıyorlar…
Tarihte benzerine az rastlanan burjuva entrikalar, ihanetler ve ayak oyunları eşliğinde yeniden bir seçim komedisi sahneleniyor. Bütün bu oyunların tek bir amacı var , oda emekçi halkları tamamen teslim alarak köleleştirmektir.

Yönetenler krizden krize sürüklenirken, devrimci mücadelede daha bir ısrar etmesi gereken devrimci ve sol hareketin, yeniden seçimlerde boy göstermesi ahlaksızlığın ötesinde ihanetin onursuzca taç edinmesidir.
Büyük bir gürültüyle adaylıklarını çeşitli sosyal medya sitelerden ilan eden sol çaylak takımı, ”Reis” olmak hasretiyle, devrimci iradenin tarihsel rolünü en güçlü oynayacağı bu süreçte bu tarihsel sorumluluktan kaçarak, burjuvazinin seçim kapanına bir fare gibi sıkışacaklar…

Giderek derinleşen burjuvazinin krizi karşısında, yığınların büyüyerek biriken öfkesini örgütlemekten aciz burjuva bayların, 31 Mart’ta belediyecilik oynaması çok manidar. Devrimci durum dönemlerinde devrimi ve onun lokomotif gücü olan önderlik birikimini örgütlemek asli görevdir. Bu tür süreçlerde kolektif önderlik bilinci çok ön plandadır. Köy büyüklüğünde bir kaç ilçede belediye başkanı olmak, sonrada kayyumlarla görev devir teslimi yapmak günün modası olmuşken, hala bu kirli oyunun figüranı olmak devrimcilik olamaz…

31 Mart seçimlerine bu nesnel-toplumsal ve tarihsel bilinçle hazırlanmalıyız. Bundan kaçmak tarihsel bir suçun işlenmesidir ve ihanetle eşdeğerdir. Bugünün devrimci sloganı, ”Demokratik devrim ve sosyalizm mücadelesini büyütelim” sloganıdır…
45 yıllık geçmiş tarihimizin bize öğrettiği en büyük tarihsel ve toplumsal gerçek budur, devrimci tavır bu realiteyi hayata uygulamaktır. Biz komünistler, KÖKLÜ DEVRİMCİ tarihimizden kök alarak geleceğe yöneliriz, dalga dalga büyüyerek gelen ve tarihsel derinliğinden kök alan yığınların birikimini devrimci bir stratejiye dönüştürmek ve oradan insanca yaşanılabilir bir dünya yaratmak artık bir ütopya değil gerçekleşmek üzere olan bir tarihsel ve toplumsal realitedir.

Bugünün devrimci krizini bu mücadele birikimiyle aşacağız, bunun başkada bir yolu yoktur. Seçimlerde HDP’nin burjuva tarihçiliğine saplanarak, onlarla köy büyüklüğünde bir kaç ilçenin mülahazasını yapmak kadar daha kötü bir şey olamaz.

Bunlar basit burjuva ayak oyunlarıdır. Dahada önemlisi, ”komünist” olmak iddiası büyük bir iddiadır ve altı doldurulmalıdır, altını doldurmadığınız şeylerin iddiasını yapamazsınız, sonra birileri kalkar bu iddiayı acımasızca çürütür ve tarih sizi hayatın dışına atar…

Devrimciler, komünistler iktidar olmak için mücadele ederler, devrim bu görevi yerine getirenlerin toplumsal birikimiyle hayat bulur.

Bugünün temel çelişmesi insan emeğinin bütün birikimiyle ve bileşenleriyle, onun karşısında karşı devrimci barikatın arkasındaki üretim ilişkileri arasındadır.

Demokratik Devrimin ve sosyalizm mücadelesinin bu sürecinde ve bu sürece karakterini veren temel çelişme değişmedikçe, devrimin karakteri de değişmez.

Emperyalizm ve onun ülke içindeki işbirlikçileri dışında ki bütün güçler devrimin müttefikidir…Devrimci programın özgürlük projesi bu programın ve bu çelişmenin içinden çıkacaktır. Bu faşist karşı devrimci sürecin önümüzdeki süreçte büyük toplumsal kıyam sürecine dönüşeceği çok açık iken, hala bir iki belde üzerinden belediyecilik oynamak ta neyin nesi?

Yeniden bir dünya savaşının konuşulup tartışıldığı bu süreçte, seçim sandıkları üzerinden alan mülahazası yapmak bir burjuva aymazlığıdır.
Yıkılmış, viran edilmiş koca büyük kentlerin insansızlaştırılmış ve bir hayalete dönüşerek kül olmuş pratiği üzerinden seçimlerde hangi yüzünüzle insanlardan oy isteyeceksiniz ?

Binlerce ölü, büyük bombaların yarattığı büyük yıkımlar, büyük sürgünler, açlık, sefalet ve büyük insan göçleri arasına sıkıştırılmış bir seçimin meşruluğu nerede?  Bırakınız Türkiye’yi, bütün orta doğu, Afrika yıkılmış, kül olmuş ve denizler yüzen insan cesetleriyle dolu ve siz burjuva baylar hala küçük dünyanızla ve küçük beyninizle düşünmektesiniz.

Canavarla iyi geçinmek karakterinizdir, çünkü o canavarın ideolojik düzlemde yarattığı teslimiyetin ruhsal rahatlığı sizde bu kişiliği oluşturdu…Unutmayın ki, tarihsel süreçler tıkandıkları yerde büyük insanlık sorunlarını hep geçmişte olduğu gibi bugün de tarihsel zorla çözmüşlerdir. İnsanlık bugün yarattığı uygarlığı ve onu bugüne taşıyan yegane güç, sonucu belirleyen güç, hep ve her koşulda tarihsel zor olmuştur, yani yığınların direnişiyle tarihsel zoruyla yaratılan büyük insan çabası hep insanlığın tarihini şekillendirmiştir ve insan tarih yapmıştır …
Erdoğan ATEŞİN
26.11.2018

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.