DEVRİMCİ SİYASET VE SIRF ASKERİ BAKIŞ SİYASETİ

Sosyalizm mücadelesi bilimsel bir gelecek projesidir.Proleteryanın bilimsel ideolojisi tabi ki üretim ilişkilerinin somut bir tahlili üstünden inşa edilmiştir.Ancak siyaset bilimi ile pozitif bilimler arasındaki fark siyaset biliminin farklı siyasal, felsefi soyutlamalara ihtiyaç duymasından dolayıdır. Siyaset bilimi faklı siyasal, felsefi soyutlamalara ihtiyaç duyar çünkü Bilimsel bir gelecek projesinin gerçekleşmesinin önünde tarihsel engelller vardır.Burjuva devlet aygıtı, burjuva-feodal kültür, din gibi farklı siyasal ideolojik illizyonlarla şekillenmiş sınılı toplumun siyasal argümanları sosyalizm mücadelesinin aşması gereken farklı mücadele cephelerini oluşturmaktadır.
Proleteryanın bilimsel ideolojisinin tarihsel gelişmede belirleyici konuma gelebilmesi bu farklı cephelerdeki mücadelenin sonuçlarına bağlıdır.Bujuva, burjuva-feodal devlet aygıtı, Burjuva feodal kültürel ve ideolojik argümanlarla din gibi siyasalllaşabilen argümanların kendini yeniden üretme dinamikleri çözümlenmeden ve yarattıkları toplumsal illizyon deşefre edilmeden geniş kitlelerde egemen sisteme karşı bir hareket örgütlemek olanaksızdır.Bir başka söylemle proleteryanın bilimsel siyaseti bir deney labaratuarında yapılan çalışma gibi değil, tıpkı devrimci sanatın kendisini ürettiği gibi karşıtını yani tarihsel gelişmenin önünde engel teşkil eden, yozlaşmış ve çürümüş olanı göstererek, insancıl ve böyle olduğu için de geleceği kurabilecek niteliği olanın her aşamada üretilmesi ile gerçekleşir.Soyut ile somut arasındaki bu diyalektik ilişki soyutun ve somutun yani teori ve pratiğin sürekli ve kesintisiz bir biçimde birbirini geliştirmesi ile ilerler. Proleteryanın siyasetinin soyut yaratımı ve devrimci sanat egemen sistemden fiilen özerkleşmeden ve bağımsızlaşmadan sosyalizm mücadelesi amacını gerçekleştirmiş olmayacaktır.
Proleteryanın bilimsel siyasetini vulgarize eden sırf askeri bakış siyaseti son tahlilde teori ile pratik arasındaki diyalektik ilşkişkinin yadsınmasından başka bir şey değildir.Sırf askeri siyaset teori ile pratik arasındaki diyalektik ilşkiyi yadsımakla karşıtının yani bujuva egemenliğini sürdüren devlet aygıtı, kültüri din, sanat gibi argümanlarla proleteryanın devrimci siyasetinin mücadelesini zaafiyete uğratarak krşıtının yöntemleri ile aynılaşma ve giderek karşıtını kopyalama potansiyeli taşır.Reeel sosyalizm deneyimlerinin başarısızlığının en önemli nedenlerinden biri de bu olgudur.Soyut ile somut, teori ile pratik arasındaki diyalektik ilşki bilimsel ve sanatsal özerklikten, sosyalist demokrasinin pratik biçimlerine kadar geniş bir siyasal alanı kapsar ve bu geniş siyasal alanda proleteryanın strateji üretme tarzı sosyalizm mücadelesinin niteliksel gelişmesine olduğu kadar tarihsel sürecin kendisine de niteliğini verecektir.

Özgür Bahar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.