Erdoğan ATEŞİN

16.03.2018

EFRİN KUŞATMASI VE EMPERYALİST SAVAŞ

Halk hareketlerinin bir ayağı tarihin içinde, tarihe sırtını yaslar, oradan güç alır tecrübe alır…Diğer ayağı ise, geleceğini kurmaya çalışırken nasıl bir gelecek istediği ve bu tarihe, yani gelecek tarihe atılan adımdır…Bugünün tarihsel süreciyle, gelecekle kuracağımız ilişki ve tavır hayati önemdedir…Halk hareketlerinin kurucu ve eksik geçmişiyle hesaplaşırken, yeniyi de bu hesaplaşmanın içinden damıtarak çıkarmaya çalışan büyük insan zekası ve aklı, büyük pratiği…
1991.de Sovyetler tamamen çökerek emperyalist merkezlerle entegre olduktan sonra ABD emperyalizmi, ” Yeni Dünya Düzeni Ve Tarihin Sonu”nu resmen ilan etmişti…O tarihten bugüne tam 27 yıllık bir tarihsel süreç ve süreçte Balkanlar, Kafkaslar ve orta doğu ‘istikrar ve insan hakları’ safsatası adı altında param parça edilerek emperyalist haydutlar tarafından talan edildi ve milyonlarca emekçi katledildi, anayurtlarından sürüldü, sürgün edildi. Bunların çoğu yollarda hayatını kaybetti, bir kısmı denizlerde boğularak can verdi, büyük bir kısmı ise kendi topraklarında yok edildiler, ketlledildiler…Bu süreçte Yugoslavya’dan Irak’a, Afganistan, Sudan, Yemen, Filistin, ve en son 7. yıldır Suriye’de devam eden emperyalist işgal ve savaş, büyük Kürt coğrafyasını-uygarlığın beşiği mezopotamya’yı da içine alarak yutmak istemektedir.
Sorun olan ‘tarihin sonu’ dedikleri şey değildi, bütün sorun; bu çoğrafyada yürütülen büyük bölgesel savaşla bölgenin emperyalist haydutlar tarafından yeniden dizayn edilerek paylaşılması sorunudur…Sorunu salt petrol ve kaynaklara indergeyen indirgemeci anlayışla da açıklayamayız…Tarihsel ve stratejik derinliği olan bir coğrafyadan bahsediyoruz. İnsanlığın geçmiş büyük tarihi bu coğrafyada bu topraklarda yatıyor. Kazıdığımızda karşımıza çıkan büyük insanlık tarihi…
Bütün bu tarihimizle birlikte, Ortadoğu’nun bu hinterlandında büyük fırtınalar, büyük kasırgalar hiç dinmemiştir…

Emperyalizm içine düştüğü büyük ekonomik krizden kurtulmamış ve krizden krize sürüklenmektedir.

Bugün yaşamakta olduğumuz süreç, emperyalizmin derin kriz sürecidir…

Kürt sorunu, Kürtlerin sorunu bu sürecin ürettiği emperyalist paylaşım savaşının malzemesini oluşturmaktadır ve Kürtler, Kürt emekçileri,Orta doğu hinterlandında devam eden bu emperyalist paylaşım savaşının kurbanı edilmektedir. Bu savaşta Kürtlerin, Kürt emekçilerin yanında olmak doğrudur ve emekçi tavrıdır.

Bölgeyi paylaşmak isteyen ABD, Rusya, Batı emperyalizmi ve onların kontrolünde savaşan taşeronların yanında, safında değil, Kürt emekçilerinin yanında olmak, yanında durmak devrimci bir tavırdır.
Ezilen ülkelerin devrim stratejisi, emperyalizme karşıdır,
emperyalizmle ittifakı reddeder…Çıkarlar gündeme geldiğinde emperyalizmin işbirlikçisi konumunda olan işbirlikçi burjuvazi bile kısmi çıkarları uğruna gerektiğinde emperyalist efendisini değiştirebilir, böyle bir tavır sergileyebilir…Bunu yaparken de ezilen halkları aşağılar ve bir anlamda hıncını onlardan çıkarmaya çalışır.
Dünyanın çelişmesi, ezen- ezilen, yani emek -sermaye çelişmesidir. Bu çelişmenin ezilenler kampında salt işçi sınıfı yoktur, bütün emekçi sınıflar, yani emeğiyle geçinen bütün ücretli ve çalışanlar, köylüler, memurlar, beyaz yakalılar v.s….Kürt sorununda devrimci çözüm emek mücadelesinde anlamını bulur ve anti emperyalist bir aks içinde olmayı gerektirir. Bugünün çelişmesi bu yöndedir.
Efrin kuşatması, Efrin işgali, sınır ötesi bir Coğrafyada yürütülen bir işgal hareketidir, haksız bir savaştır, Kürt emekçilerinin, Kürt halkının kaderine bir saldırıdır…
Türkiye, Irak, İran, Suriye devrimleri, emperyalizm ve onun işbirlikçilerinin saltanatına karşı bir devrime dönüşmedikçe bölgede eli kanlı haydutlar daha çok katliamlar yapacaklardır. Kürt sorunu bu devrimlerin bir parçasıdır, bir halkasıdır…

Orta çağ feodal despotluğu bütün şiddetiyle emperyalizmle kol kola bölgede devam etmektedir. Devrimlerim demokratik niteliği, anti emperyalist emek eksenli mücadelenin içindedir…Büyük Orta Doğu devrimi, büyük köylü mücadelelerinin bilinçli yönelimiyle sınıf hareketi içinde konumlanmadıkça başarı şansı yoktur. Bu mücadeleyi Orta Doğu pratiğine yaratıcı bir şekilde uygulayanlar kazanacaktır…Orta Doğu devriminin stratejisi dünya devrim stratejisinin bir parçasıdır ve temel ilkesi, ‘bütün ülkelerin ezilen halkları ve emekçiler birleşin’ sloganı ile ifade edilen işçi -köylü temel ittifakıdır…
Ortadaoğu’da yürütülen kirli savaşın karakteri gayet açık iken, emperyalist haydutlarla aynı potada hareket etmek, emperyalist kirli savaşın bir parçası olmaktır…Fırat’ın doğusunda ABD’nin 20 değişik askeri üssü olduğu bilgisi herkesçe artık bilinmektedir. Keza Fırat’ın batısını da Yine büyük askeri yığınakla Rusya ve İran kontrol etmektedir ve Rusya’nın bu bölgede askeri üstleri vardır. Bütün bu askeri yığınak neden ? Ölümcül bir savaş teknolojisi yığınağının tek nedeni bölgeyi paylaşmak değil midir ? Basra Körfezi, Hazar denizi, Ak Deniz’de dolaşan emperyalist askeri gemiler, filolar ölüm kusuyorlar…1. ve 2. emperyalist paylaşım savaşından bu güne kadar bölgenin paylaşımı devam etmektedir ve bölge 1.nci Dünya savaşı konjonktüründedir.

Bütün yukarıda anlatmaya çalıştığımız nedenlerle, bu savaşta Abd’ nin yanında ve onun kontrolünde savaşmak yanlıştır, ihanettir. Bu savaşta devrimci tavır, anti emperyalist anti faşist devrimci tavırdır…Türk Ordusu Efrin’de işgalcidir, katliam yapmaktadır. Bu işgal ve ilhak asla kabul edilemez. Rusya, bölgede ve Suriye’de işgalcidir, emperyalist bir savaş yürütmektedir. Bölge ülkeleri demokrasi ve devrimle kurtulacaklardır, bunun dışındaki bütün çabalar emperyalist haydutlara hizmet etmektedir…
Erdoğan ATEŞİN
16.03.2018

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.