AVRUPA’DA KAYNATILAN TÜRKİYE KAZANI, TÜRKİYE’DE KAYNAYAN AVRUPA KAZANI ???

Türkiye’de kaynatılan Avrupa kazanı ve Avrupa’da kaynatılan Türkiye kazının da pişirilen malzeme, Orta-Doğu savaşından kanla beslenen haydutların malzemesini oluşturuyor. Atlantik ittifakı ile Avrasya’i güçler arasındaki güç mücadelesi, yeni ve karşılıklı hamlelerle derinleşerek devam etmektedir. 1990’ların başında ” bütün sosyalist kaleleri tasfiye ettik” diyerek soğuk savaş sürecinin bittiğini dünyaya deklere eden emperyalist dünya, aslında bu açıklamayı yaparken yeni bir süreci girdiğini biliyordu, ancak sol bu süreci algılayamıyordu ve ideolojik olarak legalize olarak, özellikle Türkiye’de sayısız legal reformist ve liberal partiler çeşitli grupcuklar tarafından kuruluyordu.
Doğu Avrupa, kapitalist dünyaya entegre oluyordu, ve kapitalist sistem büyük bir zafer kazanmıştı. Oysa ki bu ”zafer” sarhoşluğu emperyalist dünya için daha büyük sorunlar doğurmuştu. Pazarların paylaşımı bu süreçte yeniden emperyalist dünyanın birincil sorunu olmuştu ve stratejik kaynaklara daha çok uluşmak elzem bir hal almıştı. Sovyet’lerin dağılması ve oradan türeyen devletler, Yugoslavya, balkanlarda yeni güç mücadeleleri, ve Yüz yıldır devam eden Orta- doğu savaşları yeni bir sürecin başladığını çok net gözler önüne seriyordu…
Bu süreç Atlantik ittifakı- Nato’yu ve Şangay işbirliği ittifakı ülkelerini yeni ve daha büyük bir paylaşım mücadelesine zorluyordu. Bosna’da başlayan Alman, Abd kavgası Almanya’nın bölgeyle olan yakınlığı ve yakın ilişkileri nedeniyle kızışıyorken, Rusya,Çin karşı cephede büyük bir ittifak kuvvet olarak İran’ıda yanlarına alarak bölgede pazar kavgasına girmişlerdi. Irak savaşı bölgede ABD, AB rekabetini deşerek açığa çıkarmış ve Doğu Avrupa’nın kontrolü büyük bir güç mücadelesine dönüşerek, yeni bir örtülü savaşa dönüşmüştü.

Dönemin ABD Savunma Bakanı Rumsfeld Avrupa’ya şöyle sesleniyordu !!! ” Yaşlı Avrupa kendine fazla güvenmesin, Doğu Avrupa bizimle birlikte” diyerek bölgede alan tutmaya çalışan ”Aslan” edesıyla kükrüyordu.

Bölgede Almanya ile Fransa ittifakına karşı doğu bloku ülkelerini kendisinin koruyacağını ve himaye edeceğini bu ülkelere dolaylı, ya da direk hissettiriyordu. Bu süreçte doğu bloku ülkelerin ezici çoğunluğu Nato’ya katılarak kendilerini güvenceye aldıklarını düşünüyorlardı.

Ancak bugün bu strateji çökmüştür, bölge tamamen bir kaos çoğrafyasına dönüşmüş, bölgenin kontrolü Abd, Avrupa, ve Rusya-Çin kapışmasına dönüşerek, Orta- Doğu’yu da içine alan Irak, Suriye, İran Türkiye içlerine kadar inmiştir. Referandum mitingilerinin Avrupa’ya taşan ayağı Orta- Doğu’ da ki gelişmelerden bağımsız düşünmek çok basit bir değerlendirme olur. Orta- Doğu’da insan kanından beslenen canavarlar, Kürtler, sosyalistler, devrimciler, komünistler ve Aleviler üzerine oynanan  oyunu seçimlere malzeme ederek, Avrupa ve Türkiye’de kazan kaynatılıyor. Efendisinden destek isteyen işbirlikçinin, İşbirlikçisinden daha fazla taviz bekleyen emperyalist efendi karşılıklı kazan kaynatmaktadır. Kazanlarda pişen et emekçilerin etidir. Bölge halklarını ve işçilerini, emekçilerini hedef alan bu alçakça saldırılar, tekrardan emekçileri kirli referandum ve Hollanda’nın kirli seçim süreçine alet eden alçakça bir oyun. Eli kanlı diktatörler, demokrasi kavgası yapamazlar, eli kanlılar, daha fazla kandan nasıl besleniriz hesapları yapmaktadırlar.

Gerçek tarih, katliamlarla Orta- Doğu coğrafyasında namusuzca sürdürülen emekçi katliamlarının bu coğrafyada bıraktığı izler üzerine yazılır. Orta Doğu’nun tarihi yerde yatıyor ve her şeye tanıktır. Gerçek tarih toprağa kazılan tarihtir. Lanetli koltuğa oturunları tarih affetmeyecektir. Tarihi kazıyın, burjuvazinin kirli ve katil yüzünü göreceksiniz…Emekçilerin büyük çığlığı bu tarihin içindedir…
Erdoğan ATEŞİN
14.03.2017

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.