KÜÇÜK BURJUVA RADİKALİZMİ NESNEL DEĞİL ÖZNEL BİR DEVRİMCİLİKTİR

Küçük burjuva radikalizmi nesnel değil öznel bir devrimciliktir. Küçük burjuva radikalizmi ne yıkıcılığı gerçek anlamda bir yıkıcılıktır, ne de yapıcılığının içeriği proleter kolektivizmin ihtiyaçları ile uyumludur. Küçük burjuva radikalizmi devletle çatışmasında yıkıcı gibi görünse de, o, esasta devleti kopya eder. Devletle çatışmasında devlete benzeşir, onun yöntemlerini taklit eder. Çünkü, küçük burjuva radikalizminin perspektifleri kendi öznellikleri ile sınırlıdır. Kitlelerin gücünü ve yaratıcılığını küçümser, militarizmi abartır ve yerli yersiz kullanır. Bildiği ve benimsediği yöntemlerle sonuç alamadığında çok çabuk siyasal yılgınlığa sürüklenir. Küçük burjuva radikalizminin siyasal psikolojisi devrim kopyacılığı ile siyasal yılgınlık arasında salınır durur. Proleter kolektivizmin içeriğini benimsemeye karşı direnir. Siyasal ortama kendi sınıf kültürünü ve öznel eğilimlerini taşıyarak bunları kurumsallaştırmaya çalışır. Bizde küçük burjuva radikalizmi siyasal devrim mücadelesinin hızlı bir şekilde kitleselleştiği 70’lerin sonlarında farklı toplumsal tabakaların yığınlar halinde devrimci mücadeleye katılması ile, sosyoekonomik yapının genel karakterinin bir yansıması olarak şehir ve kır kökenli küçük burjuvazinin kendi kültürel karakteri olan feodal külhanbeyliğin devrim saflarına taşınması biçimini almıştır. Feodal külhanbeyyliğnin devrimciliği çiflik kahyasının ruh haline benzer. Sürekli kendisince önemli gördüğü işleri yapmak ister ama devrimci mücadelenin sıradan işlerini savsaklar. İdeolojik birikimini hemen hiç geliştirmez. Direktiflerle iş yapmaya alışkanlığını bürokratik biçimlere büründürür. Ancak, şef, dayı gibi yarı-tanrısallaştırılmış bir önderliği benimser. Demokratik biçimlerle sorunludur. Çünkü, o, feodal külhanbeyliğin karakterine benzer biçimde hep birilerinin adamı ya da fedaisini oynama kimliğinden devrim saflarında da vazgeçmemiştir.

Özgür Bahar

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.