1937-38 yıllarında direnen tek yer Laç değildi kuşkusuz.
Laç’ın farkı 1937-38 Türk fütühatının başından sonuna kadar devamlılık gösteren tek ve en cetin direniş olması ve Kırmanciye için dayanışma çağrısı yapmasıydı. Burdaki harekâtı Birinci Dünya Savaşı’nda ve bu savaşın devamı olan “Milli Mücadele” denen savaşta Türk ordularını kumanda eden figürlerin, TC devletinin kurucularının (M. Kemal, İsmet İnönü, Celal Bayar, Fevzi Çakmak, vd) bizzat yönetiyor olmalarıydı. Dersim’in en namlı direnişçilerinin, Yivisê Sey Khali, Hemê Cıvê Kheji, Hesê Gewe, Sılemanê Phıti, Qemerê Usene Çhuli, Usenê Cıvrailê Arekiye (Uşen Ağa), Hesenê Mirze Sıli, Hesenê Khali ve diğerlerinin burada hep birlikte bir yiğitlik ve mertlik destanı yazmış olmalarıydı.
Bir Laç savaşçısı “Aşiru bebextiye kerde, aşiru ke made biguretene ma zu dewlete say biyene, zu hukmatê Kırmanciye nene ro..” diyordu.
Başta Dere Laçi olmak üzere Koyê Sur, Anavare, Kaso Luk, Tuzık (İksor, Dolu Baba) ve Pir Hatune direnişçilerle işgal ordusu arasındaki muharebelerin odaklaştığı mekanlardı.
Geceyi Laç’taki mağaralarda geçiren direnişçiler, her sabah erkenden araziye çıkıyor, silahını ve cephanesini işgal askerinden gasp ediyor, asker elbiseleri giyerek ve tüfeklerini Türk askeri gibi taşıyarak kendini gizliyor, güneşin seyretmek için kendi hareketine mola verdiği bir kavga veriyorlardı. Karanlık bastırınca geri mağaralarına çekiliyor, sırayla barındıkları bu mağaraların nöbetini tutuyor, yaralarını sarıyor, zaman zaman da keman ve temur (saz) çalıp eğleniyorlardı.
Sabah gene araziye çıkıyor, hayatını burdaki mağaralarda ve yeraltı evlerinde (bonê bınê hardi) sürdürmek zorunda bırakılan binlerce sivilin güvenliğini sağlıyorlardı.
Seyfi Cengiz

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.