VİCDAN, ZORBALIĞI YENECEK

Bunlar oldukça zorbalar yataklarında rahat uyuyamayacaklar!
Dün telefonda kadın bir arkadaşımla konuştum. Bulgar göçmenidir. Birkaç arkadaşından başka Kürtlere tamamen yabancıdır.
Mehmet Tunç ailesiyle dayanışmada bulunmak için tanıdıklarına MEHMET TUNÇ VE BÊKES kitabını satmış.
Benden ailenin banka hesap numarasını istedi, ‘Acelesi yok, yakında İstanbul’a geliyorum, o zaman yollarız,’dedim. Duraksadı, kısa bir kararsızlıktan sonra, “Ama şimdi ihtiyaçları vardır, gecikmeden yollayayım,”dedi.
O candan sesi ışık gibi süzüldü içime. Güneşler doğdu puslu dünyama.
Kulaklarımda bir ses, “İnsan olmak ve ruh yüceliği işte budur,”dedi.
Binlerce teşekkür ettim kendisine.
“Sen, sen bir meleksin, meleklerin yıldızısın,”dedim ona tüm kalbimle.
Az sonra bir tekstil ustası aradı.
“Bana elli tane MEHMET TUNÇ VE BÊKES yolla,”dedi.
Daha şimdiden otuz kitabın parasını toplamış bile.
Bu emekçi kardeşime teşekkür edecek bir söz bulamadım, sesim telefonda donup kaldı, kalbim kulaklarımda çarpıyordu sanki.
O beni görmedi, önünde minnetle eğildim.
Bir tek şunu söyleyebildim: “Siz oldukça zorbalar rahat uyku uyamayacaklar,”dedim.
İşte bu insanlar..
Bu insanlar uğrunda ölünecek insanlardır.
Zindan işkencesinde bile ümit olur, ışık saçarlar kör karanlığa.
Karanlık soluk alamaz onların nefesinin değdiği mekânlarda.
Onlar medyatik değil, kendi hallerinde yaşayan insanlardır; sokakta fark etmez, ayırt edemezsniz diğer insanlardan.
Belki kendileri de bilmez, onlar dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar insanlığın vicdanıdırlar.
* * *
Mehmet Tunç’un “Heval,”dediği kızı Nalin aradı.
Kitap için teşekkür etti, “Çok beğendim,”dedi.
Nalin’in teşekkürü dünya çapındaki bir ödül kadar bahtiyar etti beni. 

Mahmut Alınak

alinakavdo@gmail.com

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.