MAVERA-ÜL NEHRİN, URARTULAR’IN GENÇ TANRILARI
Zagros dağlarından Toros dağlarına uzanan bir coğrafyanın, kuzey mezopotamya’nın beş bin yıllık tarihinden KÖK alan Kürdistan’ın yiğit devrimcileri, emekçileri, Büyük Doğu Kültürünün devrimci, demokrat, yurtsever ve sosyalistleri, İbrahim Kaypakay’nın, Mahir Çayan’ ın, Deniz’ in, Mazlum Doğan’ın, Kemal Pir’in yoldaşları, tarih boyutunda Demokratik Devrim mevzilerinde kuçaklaşmanın, zaman ötesi zamanlarda batı devrimcilerini ve kültürünü de içine alarak geleceğini inşa edecektir.
Babil’in, Mezopotamya’nın, Konstantinopolis’le kucaklaşan enternasyonal ruhu, Mavera-ül-nehrin kahraman emekçileri, devrimcileri Selçuklu Sivası’nın Pir sultanlarıyla buluşuyor.
İnsanlık alfebesinin beşiği Fenike’nin zekası, Dersim’in uygarlığıyla buluşa rak, barbarlığı bozguna uğratacak, mahvedecek. Babil efsanelerinden, İran’ın mecusilerinden, Süleyman’ın neşideler neşidesinden, Kitab-ı Mukad desten- Tevrat’tan, incil’den, Kuran’dan ayet ve hadislerle, günümüze taşınan büyük kültürün KAVA’LARI , ateşin sıcaklığını saraya hapsetmiş, ateşi insanlıktan çalmış, insan etiyle ve kanıyla beslenen saray soytarısına baş kaldıran toplamda büyük insanlık.
Urum’un Abdallarından, Yunus Emrelere, Pir Sultanlara, Baba İshaklara, Torlak Kemallere, Börklüce Mustafalara, Mustafa Suphilere evrilen büyük insanlık yürüyüşünün, bu büyük coğrafyasının steplerinde at koşuşturan, savaşlar kazanan ve kendisini hep yeniden yaratan büyük uygarlık…
Ana karamızın bu büyük coğrafyasında, tarihin ve Orta-Doğu’nun kıyısında geleceğe ve evrenselliğe açılan uygarlık kapısının devrimlerle taçlanacağı bir sürecin yiğit devrimcileri, gençleri, fedakar ve çilekeş emekçileri, büyük saraya sıkışmış ve bir orduyla korunan korkak küçük adamın sarayını yıkınız başına… O sarayın hiç bir meşruiyeti yoktur, orada şimdilik ikamet edenin de…
Çıkın gelin peygamberlerin kutsal yurtlarından, yıkın saraylarını sultanların. Anadolu’nun, Büyük Mezopotamya’nın süt memelerine sarılın, oradan beslenin ve Fırat’ın, Dicle’nın, Kızıl Irmağın, yeşil Irmağın, sabrıyla akın sarayın üstüne…Suçsuzluğumuza saldıran suçluları tarih önünde mahkum ediniz, her gün kurşuna dizilen insanlık adına mahkum ediniz !!!
Soy ağacımızın köklerinden beslenerek, insanlığın ortak dünyasını yaratmak için yürü üstüne üstüne zalimin, zorbanın ve saray soytarılarının .Demokratik Devrimini tamamla, sosyalizmi inşa et ve insanlığın büyük gönül sofrasını, aş sofrasını, aşk sofrasını inşa et !!!
Devrim, insanlığı büyük ve evrensel bir sofrada buluşturmaktır… Türk, Kürt, Alevi, Sünni, çeşitli milliyetlerden ve bütün dünyalı emekçileri kapsayan büyük insanlık sofrası…
Erdoğan ATEŞİN
11.09.2015

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.