ORTA-DOĞU SAVAŞINDA DEVRİMCİ TAVIR !!!

İkinci enternasyonal 1889′ da Engels’in önderliğinde kurulmuştu. Engels’in ölümünden sonra ikinci enternasyonal partilerini ele geçiren revizyonist partiler sürece hakim oldu ve bu partiler Marksizmi gerçek özünden kopararak, proletarya devrimlerini reddettiler. Burada yapılmak istenen Marksizmi etkisizleştirerek emperyalist sömürüden pay alan işçi aristokrasisini ve reformculuğun önünü açmaktı.
Birinci emperyalist paylaşım savaşı sürecinde ikinci enternas yonal döneklerin sosyal şoven ve oportünist yüzü açığa çıkarak devrimlere karşı emperyalist saflarda mevzilendiler. Revizyonist ikinci enternasyonal dönekleri ve partileri, bu süreçte proleter enternasyonalizmine ihanete ederek kendi emperyalist burjuvalarını desteklediler. Lenin, süreci doğru kavrayarak, doğru bir emperyalizm teorisi analizi yaptı ve milli meseleye doğru çözümler getirerek ve Marksizmi zenginleştirerek Rusya’da devrimin önünü açtı.
Lenin, ”emperyalist savaşı iç savaşa dönüştürme” politikasını savunarak, devrimci işçi sınıfına bütün ülkelerin işçileri, devrimcileri, silahlarınızı kendi burjuvazinize çevirin diyordu.

Bugün ortadoğu’nun tamamı devrimler arifesine gelmiş dayanmış ve bu durumu doğru algılayan dünya kapitalist emperyalist sistemi, bölgede gelişecek devrimleri kanla boğmak ve bölgeyi silah zoruyla yeniden dizayn etmek için büyük bir savaş yürütmektedir bölgede.
Bağımlı ve işgal altındaki ülkelerde devrimci kriz derinleşerek devam ediyor ve emperyalist saldırganlığa karşı devrimci kurtuluş savaşları büyüyerek yeni demokratik ve sosyalist devrimlere yol açacaktır.
Orta doğu ve Asya pazarlarını paylaşmak ancak bir emperyalist savaşla mümkündür. Bu emperyalist cepheye karşı ortadoğu’nun bir çok ülkesinde birden çok devrimci cepheler oluşturarak, birden çok cephe açarak karşı konulabilir, emperyalist saldırganlık bu cephelerde emekçilerin ve ezilen mazlum ülkelerin, halkların direnişiyle yenilir…

Halkların kendi kaderlerini tayin hakkını ancak anti emperyalist bir direniş içinde örgütlenebilir, bunun dışındaki bütün çabalar beyhudedir. Ancak ezilen halkların hakim devlet baskısından kurtulmak için, ayrılma ve bağımsız devlet kurma hakkı vardır ve bu hak inkara gelmez. Bugün proleter demokrasinin ve sosyalizmin en yakın dost ve mütefiki ezilen devrimci halkların milli mücadelesidir…Ortadoğu bu mücadeleyle şekillenerek, demokratik devrim ve giderek sosyalizm mücadelesiyle özgürleşecektir…

Erdoğan ATEŞİN
06.09.2018

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.