SAVAŞ MEDYASI…

Türkiye Tarihinin En Büyük Yalanı…

Mevcut hükumet kabinesi meşru görüldükçe, sürecin büyük bir yıkımla sonuçlanacağı bugünden belli olan 2019’a girdiğimiz şu ilk günlerde tüm emekçileri bekleyen zor hayat koşulları kabul edilemez. Bir avuç rantiyer ve savaş kışkırtıcısı gerici güruh hariç, herkesin savaşa karşı olduğu bu süreçte, savaş çığırtkan lığı yapan beyhude bir zihniyetin sonunu belirleyecek bir sürece girmiş bulunmaktayız.

Bütün propaganda araç ve alanlarını ele geçirmiş bir zorbalığın seçim faaliyeti asla kabul edilir bir süreç değildir. Bu büyük oyuna alet olan herkes, her kesim, örgüt, parti, kurum ve kuruluş en az bu zihniyet kadar suçludur.

Türkiye tarihinin en büyük yalanı son beş yıldır söylenmektedir.

Örtülü ve kontrol edilemez ödeneklerden beslenen bir avuç talancı ve yalancı meşru değildir…Amerikan işbirlikçiliği Kürt sorunu konusunda açmaza girdiğinde, Orta-Doğu savaşında her türlü paramiliter, kan dökerek var olmaya çalışan gayrı meşru savaş çeteleriyle ittifak yapmayı göze alacak kadar gözü dönmüş bir savaş kabinesi. Korku ve dezenformasyon üzerinden ağ kurmuş bir organizasyonun Suriye ve Irak’ta ” önleyici savaş doktrini” üzerinden önleyici savaş hazırlıkları bir trajediye dönüşmüş ve 31 Mart seçimleri bu savaş doktrini üzerinden yürütülecektir.

Küresel terörist ABD, Rusya, AB ve onun bölgedeki piyonları bölgeyi sürekli savaş düzleminde tutarak amaçlarına ulaşmak çabasındalar, ancak bu plan bugünden çökmüştür ve bu sürece tepkisiz kalmak savaş belasından daha büyük bir risktir. Savaş propagandasını her gün ekranlardan izlediğimiz bu süreçte, propagandanın bir amacıda olmayan düşmanlar icat etmektir..

Keyfi kitlesel tutuklamalar sınıra dayanmış ve hepimizin kapısı çalmak üzereyken, sürece dair suskunluk ve seçimlerle oyalanan bir aymazlık…Savaş medyasının yoğun propaganda baskısı altında muhalefeti de yedeğine almış bir karşı devrimci süreç. Amaç emekçi halkların bilincini korkuyla teslim alarak,savaş karşıtı devrimci muhalefeti ve emekçi muhalefetini itibarsızlaştır maktır.
Her geçen gün daha da derinleşerek devam eden ekonomik ve siyasi kriz, asılsız korkular yaratılarak kitleler farklı gündemlerle dezenforme ediliyor. Savaş Medyasının propaganda gücü kırılmadan, savaş lobisinin entrika ve yalanlarıyla baş etmek neredeyse olanaksız.
Bugünün en büyük eylemi savaş medyasını teşhir ve tecrit etmektir ve bu tarihi bir görevdir. Büyük bir oyun , büyük yalanlarla oynanıyor, bu oyunu bozacak yegane güç emekçilerin ezilenlerin ortak aklıdır. Akışı tersine çevirmenin tek yolu savaş medyası aygıtın bütün çarklarını kırmakla mümkündür.
Erdoğan ATEŞİN
02.01.2019

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.