SOVYETLER BİRLİĞİNDE KAPİTALİZMİN RESTORASYONUNUN CİDDİ DERSLERİ

Kruşçev-Brejnev dönek kliği burjuva dikdatörlüğünü restore ettiği için proleterya dikdatörlüğü altında kurulan sosyalist kamu mülkiyeti sistemi bürokrat-tekelci burjuvazinin yeni bir mülkiyet sistemine tam olarak dönüşmüştür. Bu ciddi bir derstir.
Marksizm bize, üretim araçlarının mülkiyet sisteminin niteliğinin, nihayetinde hangi sosyal grubun üretim araçlarına sahip olduğu ve üretim araçlarının hangi sosyal gruba hizmet ettiği gerçeği tarafından belirlendiğini söylemektedir. Bu nasıl anlaşılmalıdır?

” Kapital’de Marks, Aristo’nun, ” Efendi efendiliğini köle elde ederek değil, ama köleleri çalıştırmakla tanıtlar” söylemini aktarır. Marks devam eder; ” Kapitalist kendisini, ona emek -gücü satın alma gücünü veren sermaye sahipliği ile değil, üretim sürecinde emekçi, şimdi ücretli emekçi kullanarak tanıtlar.”

K.Marks Kapital Cilt 1 syf 338

Bugün sovyet proleteryasının ve emekçi halkınınn ”üretim sürecinde kullanılma” biçimine bir bakış sovyet revizyonizminin, yani Brejnev ve ortaklarının kamu mülkiyeti örtüsü altında sovyet halkının üretim araçlarının kontrolünü gasp ettiklerini ve bu üretim araçlarının bir bürokrat-tekelci burjuvaziye hizmet ettiğini gösterecektir. Doğrusu, Sovyet revizyonistleri, sovyet emekçi halkını üretim sürecinde ücretli işçiler olarak çalışmaya zorlamak yoluyla kendilerinin kesinlikle bir bürokrat-tekelci burjuvazi olduklarını kanıtlamaktadırlar.
Devlet tarafından işletilen Sosyalist Üretim İşletmelerinin Yönetim Kurulları’nda sovyet revizyonistleri şöyle demektedirler: ” Üretim ve yönetim üzerinde otorite, menajer (yönetici veya direktör) tarafından, kendi görev bölümlerine uygun olarak belirlenen diğer sorumlu personel ile birlikte hayata geçirilir.”
İşletmenin menajeri işletmenin yapısını ve personelini belirleme; işçileri işe alma ve işten çıkarma, ödül verme veya ceza verme, ücret derecelerini ve ikramiyeleri sabitleme, işletmenin üretim araçlarını satma, kiraya verme, çeşitli ”ekonomik teşfik fonları”nı-ki bunlar Sovyet revizyonist önderliği düzenlemelerine göre işletmenin kendi tahsisatına ayrılmıştır- almak yetkisine sahiptir.
Sovyet revizyonist ” Model Kolektif çiftliklerin Yönetim Kuralları”, kolektif çiftlik başkanının devlete ait olan toprağı kiraya verme veya devretme, çiftlik fonlarını alma hatta tarımsal makineler gibi üretim araçlarını bedava satın alma ve satma, çiftlik üyelerinin çalışma bedeline ve ikramiyelere karar verme, çiftlikte çalıştırmak için dışarıdan insan kiralama vs. yetkilerine sahip olduğunu belirtmektedir. Bu ”menajerler” veya ” çiftlik başkanları” bir çok yetkiye sahiptirler. Peki, emekçi halk hangi yetkilere sahiptir? Hiç bir yetkiye sahip değildir. Emekçi halkın üretim araçlarına sahip olma hakları bürokrat-tekelci burjuvazi tarafından tamamiyle gasp edilmiştir. Ki bürokrat-tekelci burjuvazi Sovyetler Birliği’nin emekçi halkını ”üretim sürecindeki” ücretli işçiler düzeyine geriletmiştir. Sovyet revizyonist gazetelere göre Sovyetler Birliği’ndeki bir devlet işletmesinde bir torna operatörünün aylık ücreti 50 ruble ile 60 ruble arasında olacak kadar düşüktür. Orta düzeydeki ücretler 70 rubleden 80 rubleye kadardır. Fakat menajerler, fabrika direktörü ve diğer burjuva unsurların ücretler, ikramiyeler, sübvansiyonlar biçiminde ve diğer ”legal” yollarla aldıkları ücret işçininkinden 10 kat, ve hatta bir kaç on katı fazladır. Bir normal köylünün aylık net geliri 60 rubleden azdır. Fakat bir çiftlik başkanının aylık geliri genelde 300 ruble civarındadır. Bazı maaşlar 1000 rubleyi aşmaktadır. 30 YILDAN FAZLA BİR DENEYİME SAHİP ESKİ BİR SOVYET İŞÇİSİ ŞÖYLE DEMEKTEDİR ” Burada çok fazla milyardere sahibiz. Onlar sadece yaşam standartları açısından değil fakat dil olarak da bizden farklıdırlar.” Sovyet revizyonist Tarım Bakanlığının bir inşa vakfı menajeri çılgınca bağırmaktadır: ”İşletme benim evimdir, Ben buranın efendisiyim, Ne istersem onu yaparım.” Ağacın türü çiçeğin türünü belirler, ve sınıfın türü konuşmanın biçimini belirler, Bürokrat-tekelci burjuvazi üretimdeki ağalar haline gelmiştir.Kapitalistler gibi onlar da ne isterse yapmaktadırlar. Diğer taraftan geniş emekçi halk kitleleri üretimdeki ücretli işçiler pozisyonuna gerilemişlerdir. Emekçi kitleler köleleştirilmekte, sömürülmekte ve sefalet çekmektedirler.
Sovyetler Birliği’nin sosyalist kamu mülkiyetinin dejenere olduğu sarsıcı bir gerçektir. Bu, sosyalist kamu mülkiyeti kurulduktan sonra mülkiyet sorununu halen tamamen çözülmediğini göstermektedir. Dahası, mülkiyet sistemi otomatikman sağlamlaştırılmayacak ve mükemmelleştirilmeyecektir; mücadelenin uzun bir süreci olacaktır.
Mülkiyet sistemi bir nesneler meselesi değildir; nesnelerle ilşkili bir toplumsal ilşkidir. Bir taraftan sosyalist kamu mülkiyeti sisteminin kurulması, emekçi halkın, özel mülküyetin zincirlerini kırdıkları ve toplumun üretim araçlarının sahipleri durumuna dönüştüğü anlamına gelir.Proleterya ve emekçi halk ile tüm sömürücü sınıflar arasındaki ilşki tersine çevrilmiştir; daha önce sömürülenlerin tüm eski sömürücü sınıf üyelerini yönettikleri ve yeniden kalıba döktükleri bir ilşki biçimine dönüşmüştür. Diğer taraftan, kabul edilmelidir ki burjuva hak toplumsal mülkiyet sistemi içirsinde tamamen ortadan kaldırılmamıştır. Dahası, hem halkın mülkiyetinin ve hem de kolektif mülkiyetin, önderlik sorununu, yani sözde değil de gerçekte hangi sınıfın mülkiyeti elinde tuttuğu sorununu gündeme getirdiğini kabul etmek gerekir. Bu tür toplumsal ilşkiler içersinde proleterya ve emekçi halk, elde tutmanın meyvelerini sağlamlaştırmak, sömürücü sınıfın üyeleri üstündeki hakimiyetini güçlendirmek ve onları yeniden kalıba dökmek ve sosyalist mülkiyet içersinde halen tamamen ortadan kaldırılmamış olan burjuva hakları kısıtlama ve eski toplumun geleneklerini ve izlerini adım adım yok etme yoluyla sosyalist mülkiyet sistemini sağlamlaştırmak ve sürekli bir şekilde mükemmelleştirmek istemektedir. Toplumsal ilşkiler meselesinde burjuvazi ve tüm sömürücü sınıflar yönetilmeye ve yeniden kalıba dökülmeye karşı direnirler. Sosyalist mülkiyet sisteminde hala var olan eski toplumun geleneklerini ve lekelerini kullanmak ve genişletmek isterler ve halen tamamen ortadan kaldırılmamış olan burjuva hak’ları genişletmeye ve ortadan kaldırılmış olanları geri getirmeye çalışacaklardır. Bu şekilde sosyalist kamu mülkiyeti sistemini ciddi bir şekilde erozyona uğratacaklar ve sabote edecekler ve nihayetinde bir kapitalist özel mülküyet sistemine dönüştüreceklerdir.
Proleterya ile burjuvazi arasındaki mülkiyet sorunu noktasındaki çelişkiler ve mücadeleler çok yönlüdür. Fakat bunlar esas olarak sosyalist kamu mülküyetine dayalı ekonomi üzerindeki önderlik üzerine mücadelede ifadesini bulur. Her kim önderliği ele geçirirse üretim ilşkilerinin gerçek hakimi o olur. Önderlik burjuvazinin ve temsilcilwrinin eline geçtiğinde sosyalist kamu mülkiyeti sistemi sadece sağlamlaştırılmamış olmakla kalmaz, ayrıca, kesinlikle dejenere olacaktır. Sovyetler Birliğ’ndeki kapitalist yolu tutan bir avuç iktidardaki kişi bir sosyalist kamu mülkiyetine dayalı ekonominin önderliğini ele geçirdikleri için bu sistem bürokratik-tekelci bir mülkiyet sistemine dönüştürülmüştür. Sonuç olarak Sovyetler Birliği’nin proleteryası ve emekçi halkı sosyalist kamu mülküyeti sistemi sahipliğinden bürokrat-tekelci burjuvazinin bir mülkiyet sisteminin kölelerne dönüştürülmüşlerdir. Kruşçev- Brejnev dönek kliği Parti’nin ve Sovyetler Birliği devletinin iktidarını ele geçirdiği için kapitalizm tamamıyla restore edilmiştir.

Şangay Ders Kitabı syf 82-84

Fikret Karavaz

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.