TARIMIN TOPLUMSALLAŞTIRILMASI VE SOSYALİST İNŞA

Tarımın toplumsallaştırılması olmaksızın sosyalizm sağlamlaştırılamaz

Proleterya politik iktidarı ele geçirdikten sonra sadece son derece toplumsallaşmış kapitalist ekonomi ile karşı karşıya kalmaz; ayrıca, bireysel emekçi mülküyetine dayanan geniş özel ekonomi sistemleri ile de karşı karşıya kalır. Bunun biçimlerine tarımda, el zanaatları endüstrisinde, taşımacılıkta ve ticarette rastlanılabilir. Fakat en çok ve en yaygın biçimde tarımda vardır. Bu bireysel ekonomik faaliyete katılanlar bireysel emekçilerdir. Bireysel aile bir üretim ve faaliyet birimidir. Her ne kadar bu ekonomik faaliyete katılan bireysel emekçiler bir kısım üretim araçlarına sahiplerse demiktar oldukça küçüktür ve payları belli bir dereceye kadardır; kapitalist ekonomi tarafından her an iflasa sürüklenebilirler. Proleterya burjuva egemenliğini devirdiğinde ve üretim araçlarının tüm halkın egemenliğinde olduğu bir mülküyet sistemi inşa ettiğinde bireysel ekonomi sistemlerinin varlıklarını sürdürmelerine izin verilir mi? Hayır.
Başkan Mao şöyle demektedir:
” Trım toplumsallaştırılmadan eksiksiz ve sağlam bir sosyalizm olamaz.”

Burada analiz etmemiz gereken şey, tarımda bireysel ekonomi tarafından izlenen yol bireysel el zanaatları endüstrisi gibi diğer bireysel ekonomi sistemleri tarafından da ilke olarak izlenen yol olduğu için, sosyalizm koşulları altında bireysel ekonomi sistemlerinin hangi yolu takip etmeleri gerektiği meselesidir.
Politik iktidarın ele geçirilmesinden sonra proleterya tarafından inşa edilen tüm halkın sosyalist mülküyeti sistemi proleterya dikdatörlüğü altında devlet sisteminin esas temelidir. Halbuki bireysel emeğe ve mülküyete dayanan küçük köylü ekonomisi, sosyalist kamu mülküyeti sistemi ile ve proleterya dikdatörlüğünün üst yapısı ile çelişir. Bu, bireysel mülküyete dayalı küçük köylü ekonomisinin kapitalizmin yatağı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu biçim, kesinlikle, köylülüğü fakir köylü ve çiftlik emekçileri çoğunluğu ile kırsal alanlardaki burjuvaziyi oluşturan zengin köylüler olarak kutuplaştıracaktır.

Lenin, şöyle demektedir:

” Küçük işletme (üretim) her gün, her saat, kendiliğinden ve büyük hacimde kapitalizmi ve burjuvaziyi üretir.”

Çin Demokratik halk devrimi, toprak sistemini tamamıyla değiştirme, feodal sınıfın topraklarına el koyarak köylülere dağıtma ve feodal mülküyet sistemini ortadan kaldırma ve böylece geniş köylü kitlelerinin kendilerini feodalizmden özgürleştirmesini mümkün hale getirme anlamında büyük bir zaferdi. Fakat toprak reformundan sonra hala bireysel köylülerin nereye doğru ilerleyecekleri konusunda bir sorun bulunmaktadır. Köylüler kapitalist yolu mu yoksa sosyalist yolu mu izlemelidirler? Çin’in toprak reformundan sonraki bir kaç yıl içinde kendiliğinden kapitalist eğilimler muntazaman gelişti Yeni zengin köylüler her yerde ortaya çıktılar ve daha iyi durumda olan bir çok orta köylü zengin köylü olmak için büyük çaba harcadılar.Bir çok yoksul köylü hala yetersiz üretim araçlarından dolayı yoksulluk çekmektedir. Çoğu borç batağında. Bu koşulların ortaya çıkışı, proleteryanın toprak reformundan sonra sosyalist yolu tutmaları için geniş köylü kitlelere derhal önderlik etmeyip ve küçük köylü ekonomisini zamanında sosyalist dönüşüme tabi tutmayıp, tam tersi, kutuplaşmaya izin vermesi durumunda, topraklarını yeniden kaybeden ve hala yoksulluk batağında olan köylülülerin proleteryanın kendilerini kurtarmamasını ve problemlerini çözmemesini protesto edeceği, kapitalist yolu tutmaya meyilli üst-orta köylülüğün işçi sınıfının çıkarlarından uzaklaşarak gittikçe büyüyeceği gerçeğinin altını çizmektedir. Böylece, toprak reformu temelinde kurulan işçi-köylü ittifakı büyük bir çökme tehlikesi ile karşı karşıya gleecekti. Bu tür bir durum, ayrıca, proleterya dikdatörlüğünü ve sosyalist ekonomik temelin sağlamlaştırılmasını tehdit edecekti.
Toprak reformundan sonra özel mülküyete dayalı küçük köylü ekonomisi tarımsal üretimi canlandırma ve geliştirme anlamında belli bir rol oynadı. Fakat bu ekonomi nihayetinde geri üretim ilişkilerine dayanıyordu. Bireysel ve dağınık çalışma ileri tekniğin ve modern çiftlik gereçlerinin edinilmesini imkansız hale getirdi. Küçük köylü ekonomisini doğal afetler karşısında çaresiz bıraktı ve genişletilmiş yeniden üretimi sürdürmeyi imkansız hale getirdi.Bu yüzden, küçük köylü ekonomisi besin ürünleri, endüsriyel hammadde ve artan işgücü noktalarında sosyalist ekonominin taleplerini karşılamadaki yetersizliğini kanıtladı. Ayrıca, endüstriyel gelişim için büyük bir iç pazar sağlayamadı. Böylece küçük köylü ekonomisi sosyalist endüstrileşmeyle kesin bir çelişki oluşturdu. Bu çelişkiyi çözmek için proleteryanın dağınık ve geri küçük köylü ekonomisine sosyalist güzergahta önderlik etmesi zorunluydu.
Küçük köylü ekonomisine sosyalist güzergahta nasıl önderlik edilebilir?

Örgütlenmek Küçük Köylü Ekonomisinin Sosyalist Dönüşümü İçin Zorunlu Yoldur:

Köylü bir emekçidir ve proleteryanın müttefikidir. Bireysel köylütarafından özel olarak sahip olunan üretim araçları kamulaştırılamaz.

Engels, şuna vurgu yapmaktadır:

” İktidara geçtiğimizde, büyük toprak sahipleri için yapmak zorunda kalacağımız gibi, küçük köylüleri (karşılığını ister ödeyerek, ister ödemeyerek) zorla kamulaştırmayı aklımızdan bile geçiremeyeceğimiz bir o kadar açık. Küçük köylü karşısında ödevimiz, ilkin, onu buna zorlamak değil, ama örnekler aracılığıyla buna götürerek ve toplum yardımını onun buyruğu altına koyarak, onun bireysel mülküyetini ve işletmesini, kooparatif işletmeye dönüştürmektir.”

F.Engels, Fransa’da Ve Almanya’da Köylü Sorunu

Yani, tarımsal kooparatifleşme, örgütlenerek gerçekleştirilir. ” Bu halkın kurtuluşunun tek yolu ve yoksulluktan refaha geçmenin tek yoludur.” Çin’de geniş yoksul ve aşağı-orta köylü kitleleri sosyalist dönüşüme oldukça açıktı. Sosyalist yola yönelik büyük bir istek vardı. Toprak ağaları ve zengin köylüler sosyalist yolu sabote etmek için yoğun bir çaba gösterirlerken bir kısım üst-orta köylüler bu yola karşı güvensizlerdi. Tarımsal kooparatifleşmenin uygulamaya başlanıp başlanılmaması gerektiği sorununda ta başından itibaren sosyalist yol ile kapitalist yol arasında ciddi bir mücadele vardı. Bu mücadele iki çizgi arasındaki mücadele olarak parti içersinde yansımasını buldu. Burjuvazinin ve zengin köylülerin çıkarlarını temsil eden Liu Şao-Şi ve Cen Bo- Da ”makineleşme önce, kooparatifleşme daha sonra” revizyonist çizgilerini öne sürdüler. Bunlar, kapitalizmin şeytani yolunda bireysel ekonomiye önderlik etmek için beyhude bir çabayla, makineleşmeye karşı kooparatifleşmeye öncülük tanımanın ”yanlış, tehlikeli ve köylü sosyalizmi hayali” olduğunu savunarak insafsızca saldırıya geçtiler.
Liu Şao-şi ve hempası tarafından pazara sürülen saçmalıklara karşı Mao şöyle dedi:

” Tarımda bizim ülkemizdeki gibi koşullarda kooparatifleşme büyük makinelerin kullanılmasından önce gelmelidir. ( kapitalist ülkelerd tarım kapitalist br biçimde gelişir.)

Mao’nun başında bulunduğu Parti Merkez Komitesi proleteryanın ve yoksul ve aşağı-orta köylülüğün çıkarlarını kararlı bir şekilde savundu. Parti Merkez Komitesi Çin’in kırsal kesiminin gerçek koşullarını tahlil etti ve bir temel parti çizgisi formüle etti; ilk adım tarımsal kooparatifleşmeyi uygulamaktı ve ikinci adım tarımsal kooparatifleşmeye dayalı tarımsal makineleşmeyi başarmaktı. Bu Marksist bir çizgiydi. Başkan Mao’nun devrimci çizgisi tamamıyla uygulandı. Tarımda kooparatifleşme sürecinde tüm parti toprak ağalarına ve zengin köylülere karşı kararlı bir mücadele sürdürmek ve Liu Şao- şi’nin revizyonist çizgisini alt etmek için orta köylülerle sağlam bir şekilde birleşmeye yönelik olarak yoksul ve aşağı-orta köylülere sağlam bir şekilde dayandı. Sonuç olarak tarımsal kooparatifleşme kısa sürede muzaffer bir biçimde başarıldı.

Şangay Ders Kitabı syf: 76-78

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.