VE HDP, KÜRDİSTAN’ IN VE KÜRTLERİN CHP’ Sİ OLDU
Hayat bizi bir kez daha doğruladı. Teoriyi yaşamdan, hayattın içinden çıka ranlar, duygusal algıya dayalı bilgiyi reddederler. Dinsel, asılsız ahlaksal ve abartılı moral değerlerle toplumları değiştiremezsiniz. Bu üç değerin toplumu değiştirecek nitelikleri ve yetenekleri yoktur.Toplumları değiştirecek iç dinamikler, tarihsel süreçler içinde oluşan yığınların toplamda hayattan çıkardıkları birikimlerdir, AĞIRLIKLARDIR. Bu birikimler, toplumsal pratiğin ürettiği biriktirdiği birikimlerdir. Kürt halkını duygusal algılarla yöneten bir siyaset cambazlığını, Kürt halkına ne kadar yedirebilirsiniz ?

Önce demokrasinin bütün kaleleri, daha evvelki mücadelelerle, kan ve can pahasına kazanılmış bütün mevziler, bütün kaleleri, mecliste bir ”Güvenlik Paketiyle” sisteme iade edildi ve kitlelerin sokağa çıkmaları men edildi. Demokrasinin bütün kırıntıları devre dışı bırakılarak, şimdi bu oyun üzerinden yeni bir oyun tezgahlanıyor.Sandık tan nasıl çıkacaksınız, mutlak bir zemin yaratmak zorundasınız, o zemin oluşturuldu anlaşılan !?

Hakikatin değil, kurulu bir senaryonun kurbanı olmak ne kadar da acı verir vicdanlara Bakınız CHP ve HDP’ nin seçim bildirgelerine, var mı birbirlerinden farkları, aynı kalemden çıkmış sanki, yazıcısı aynı kişi misali ?
Hayat öğrettikçe, cehalet de kahroluyor. Küresel olarak geliştirilen cahiliye dönemlerinden geçmekteyiz, ancak toplumsal hayat -gerçek hayat kendisini dayattıkça, cehalet kahrından bin parça oluyor.
Kütlesel ve hacimsel olarak küçüldükçe büyümeye çalışan bir cehalet. İnsanlığın biriktirdiği bilgi havuzunda, geçmişe dönük o kadar çok veri var ki elimizde artık, bu koşullarda takkiye yapmanın da o nedenle çok fazla koşulları kalmamıştır.

Hayatın dayattığı gerçeği, ”kutlu doğum” şölenlerine dönüştüren bir zihniyetin, hangi kulvarda yürüdüğü net değil midir ?
Faşist yasalarla zapt-ı rapt altına alınmak istenen bir toplumda ,”sosyal barışı” nasıl getireceksiniz, nasıl tesis edeceksiniz ?
Bol keseden seçim vaatleriyle, vaatlerin cazibesine boyun eğen bir halkın, halkların duygularıyla alay eden seçim beyannameleri, ortalıkta uçuşan hayali vaatler, algıları yönetilen kitleler, ve toplamda seçimlere hazırlanan bir burjuva cambazlığı…

Aynı vaatlerden muzdarip insanların beynindeki uğultunun aynı tonda etkilendiği bir süreç, bir vaatler sürekliliği seçimden seçime…
Bu vaatlerin gerçekleşmesini kim istemez ki !?
Daha çok yazacağız. Biz diyoruz ki, yaşasın emekçilerin, Demokratik Halk Devrimi ve sosyalizm mücadelesi …

Erdoğan ATEŞİN

1.11.2015

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.